Kurum Olmanın Ötesinde Kurumsallık

Kurumlar, bir işi alanında uzman ekibiyle birlikte yürütebilen oluşumlardır. Kurumların merkezinde patronlar bulunur. Karar mekanizması tek bir kişinin elinde olduğunda süreçlerin tıkanması ve zaman kaybı, kaçınılmaz sondur. Denetim ve raporlama genelde olmadığı için patronun keyfi hareketlerinin şirketleri veya kurumları iflasa kadar sürüklediği tarih boyunca gözlemlenmiştir.

Kurumsallık Nedir?

Kurumsal kelimesi Türk Dil Kurumu’na göre: Değişik birim ve fonksiyonlarıyla bir kurumun niteliklerine tam anlamıyla sahip olan anlamı taşımaktadır.

Değişik birim ve fonksiyonlardan kastedilen aslında bir kurumu parçalara bölmekten ibaret. Örneğin satış ve muhasebe alanlarını aynı kişilerin yönetmesi imkânsız derecesinde zordur. Kurum içerisindeki departmanların ayrılarak yöneticilerinin belirlenmesi ve belli periyodlarla bu yöneticilerin denetlenmesi ve rapor bildirimlerinde bulunmaları sonucunda kurum çok daha güvenilir ve yönetilebilir hale geliyor.

Her departmanı bölmek ve başına bir yönetici atamak çok maliyetli görünebilir. Bu tarz yapıları genelde belli bir personel sayısına ulaşmış ve bütçesi bu sisteme ayak uydurabilecek şirketler tercih etmelidir. Aksi takdirde 5 personeli olan bir şirketin departmanlara bölünmesi ve 5 kişilik yönetici kadro açması büyük ölçüde kurumu zora sokacaktır.

En avantajlı yönlerinden bir tanesi ise, kuralların ve sınırların önceden belirlendiği bir işletmede, her personel işini nasıl yapması gerektiğini bilir. Ayrıca ekipten bir personelin ayrılması durumunda sistemin tıkanması veya işlerin ilerlememesi gibi bir durum söz konusu olmaz. Kurumsallığın özünde tek insan merkezli çalışma yoktur. Bu şekilde büyük ölçüde şirketlerdeki benlik duygusuna kapılan personeller, kişisel olarak da eğitilmektedir.

Ayrıca iç denetim keyfi tutum ve davranıştan mali harcamalara kadar birçok konuda iş disiplini açısından hata yapma ve yanlışa sürüklenmenin önüne geçer. Kişisel ve departman olarak ölçülebilir performans şirketlerin büyüme ve karlılık hedeflerine yardımcı olurken, kişisel kazanç ve prim gibi hassas konularında yol gösterici bir etkendir.

Her patron gelirlerinin artmasını beklediği gibi, her personel de buna bağlı doğru orantıda ekonomik olarak büyümek ister. Kurumsallığın zirvesinde yaşayan şirketiniz de olsa adaleti sağlayamamak herkes için üzücü olabilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir